10 Ekim 2018 Çarşamba

Elin Kedisi Hem de… - Güven Pamukçu




Dur! Duur. Duuur, diyorum sanaa…

İyi, tüyleri dökülmüyor bunun.
Kış geldi mi böyle. Kedilerini, köpeklerini bırakıp gidiyorlar yaşadıkları kentlere, kasabalara. Hayvansever bunlar.

Kaç kez elimden bıraktım bu romanı. Arkadaşımın romanı. (Çok iyi temalar bulsa da sözcüklerin yan yana getirilişini sevmiyorum. Örneğin; bu sözcükle, onu yakın tutmam ben. Sözcükler sevişmeli. Bir arada olmaktan mutlu olmalı. Yan yana yakışmalılar. Soyunup yeni anlama girmeliler…) Ha ne diyordum? Kaç gündür alıştırıyorum kendimi (Boynumda beş tane fıtık var bir de. Çok sevsem de aynı pozisyonda… -A! …aklıma neler geldii..?- ‘Pozisyon demeyeyim şuna’.) bugün başla şuna, diye…
Başladım.


A-a! Kucağımda. Göğsümde. Yetmiyor ona ilgi. Kendi bedenini tanıyor bu. Neresini isterse orasına denk getiriyor elimi. (Hımm, zevk almadım bu işten. Oysa eskiden kendimden geçerdim. Bende bir huzuur… Ben, mest-i divane… (…aa ne demek ‘mest-i divane’. Bakamam şimdi sözlüğe. -…zaten wikipedia da yasaklandı.- Mutlaka güzel bir şey bulmuşumdur. Bulurum.) Kızdım. Oğlan sefere çıkmadan bir sürü (Dünya Hayvanlar Günü, dolayısıyla – üfff şu ‘dolayısıyla’ sözcüğünü de hiç sevmem. Belki de ilk kez kullanıyorum, -İlk kez kullandığın sözcükler çoğaldı cancağazım. Nedir bu?- ya alışkanlık olursa, düşünceden tuşlara sıçrarsa? Yok öylee… Vallahi tuşlara gelmeden yakalarım. Kullanmam.- mamalar ucuzlamış. Sokak hayvanları için doldurmuş arabasını. Kalanları bana bıraktı. ‘Artık bunları sen bakarsın baba, diyerek…’) …?

Elimi torbaya daldırdım, kuzu etini -bozulmaz, paslanmaz yumuşacık bir şeyin içinde- buldum. Bahçedeki (Köpek olsa ‘yalak’ derdim, şimdi ne diyeceğim?) eski tavanın içine boşalttım. Bu ne iştah kızıım (Hayvanların cinsiyetine bakmam. Ne cins olursa: …gel kızım, dur kızım…).
Tabii elimden kitabı bıraktım. (Okumama izin vermiyordu zaten, diye de bahanem hazır. -…yoo vallahi değil-.)
Bu öyküyü yazmaya başladım.
Yazdırmıyor. Balkona çıkardım.
Gitmiyor.
Açtım kapıyı.
Bir-iki sürtündü. Sallanamayan sallanan koltuğuma yattı.
Orada şimdi.

(Bakın, öykü bitti, ama romandan söz etmiyorum. Yakaladım kendimi.)

(Kardeşi geldi kapıya. Onu içeri almadım.)

Hiç yorum yok:

Renkler - Derya Boral

RENKLER GRİ Çay kaşığının çıkardığı ses, kahvehanenin içinde uzunca bir süre yankılandı. Elindeki zarfları birer birer in...

En Çok Okunanlar